admin hakkında

Ziraat Yüksek Mühendisi

Bitki Örtüsü

Şanlıurfa tabii bitki örtüsü bakımından oldukça fakirdir. Çünkü yaz sıcaklığı ve kuraklığı, tabii bitki örtüsünün gelişimini engellemektedir. Tabii bitki örtüsü genellikle step­tir. İlkbahar yağışlarıyla yeşeren sey­rek ot toplulukları yazın şiddetli ku­raklık ve sıcaklardan sararır ve yok olurlar. Bunlar papatya, gelincik, çiğdem, kekik, devedikeni, yaban buğdayı, sarı çiçek vb. bitkilerdir.Ağaç   toplulukları   genellikle akarsu boylarında görülür. (Kavak, Söğüt) Ayrıca Karacadağ ve Halfeti civarında yer yer Meşe, Alıç, Pala­mut gibi ağaç topluluklarına rastla­nır. Tektek Dağlarında ise geniş bir alanda yabani fıstık ağaçları yer alır. Bunlar zamanla aşılanarak üretime kazandırılmıştır. Step kalktıktan sonra bir çöl manzarası ile karşılaşılır. Sulama yapılan alanlarda ve özellikle Fırat Nehri havzasında erozyonu önle­mek için ağaçlandırma faaliyetlerine hız verilmiştir.Bölgede; Mahlep, iğde, titrek kavak, fırat kavağı, ak kavak, bazı söğüt türleri, badem, ahlat, doğu çınarı, adi ceviz, siğilli kuş, beyaz yapraklı kuş ve akça ağaç yapraklı üvez, suriye akça ağacı, kara ağaç, doğu çitlenbiği, alıç türleri, kızılcık, yabani elma, dut türleri, karaçalı, yabani gül, erguvan, zeytin, fıstık türleri, ayrıca doğal ve kültivar karakavak taksonları ve iğne yapraklı türler olarak bazı ardıç türleri, Halep çamı ve kızıl çam yayılış göstermektedir.Güneydoğu Anadolu Bölgesi, orman varlığı bakımından Türkiye’nin en fakir bölgesidir. Bölgenin güney kısmındaki ovalarla, plato düzlükleri üzerinde orman ve ağaç topluluklarına rastlanmamaktadır.Bu durumun insan tahribatından çok, step koşullarından kaynaklandığı belirtilmektedir. Ormanlar bu stepler içerisindeki ve çevresindeki dağlarda bulunmaktadır. Bu alandaki ormanlar geçmişte büyük alanlar kaplamaktayken bugün; insan baskısı ve düzensiz aşırı otlatmadan dolayı çok azalmış bulunmaktadır.

Akarsular

Şanlıurfa akarsular bakımından zengin değildir. Şanlıurfada ortalama yıllık yağış miktarı 462 mm, buna karşın buharlaşma 2.048 mm olduğundan    dolayı    akarsuların rejimleri düzensizdir. Bazı akarsular muvakkat rejimli akarsular şeklindedir. Kışın ve ilkbaharda akan, yazın şiddetli buharlaşma sonunda kuruyan bir özelliğe sahiptir. Ayrıca kalkerli arazi özelliği olduğundan sa­tıhlarda akarsu meydana gelmesi zordur.Fırat Nehri: Siverek ilçesi, Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında ilimiz topraklarına giren Fırat Nehri Adıyaman ve Gaziantep sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer. Fırat Nehrinin, yurdumuz ve ilimiz için büyük bir önemi vardır. Çünkü bu nehir üzerine bir çok baraj inşa edilmiştir. Ata­türk, Karakaya ve Birecik Barajı tamamlan­mıştır. Ayrıca Fırat’ın suyu inşa edilen 2 adet Urfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştır­mıştır. Fırat Nehri üzerinde ulaşım, 1956 yılında inşa edilen 750 m  uzunluğunda 10 m  genişliğinde bir köprü ile sağlanmıştır. Yine Atatürk Barajı’nda yeni inşa edilen köprü ile Şanlıurfa Adıyaman arasında kara ulaşımı yapılmaktadır.Culap Suyu: Şanlıurfa Kabahaydar bucağı Edene köyü ile Diphisar köyünden çıkar. Önce güneye doğ­ru akar sonrada iki kaynak birleşir ve Culap Suyu adını alır. Uzunluğu yaklaşık 60 km ’dirHabur Nehri: Karacadağ’ın güney eteklerinden doğar. Fırat’ın kollarındandır. Şanlıurfada diğer akarsular şunlardır. Direkli suyu, Karakoyun Deresi, Süleyman Pınarı, Yukarı Koymat Suyu, Gülpınar, Anzeli Pınar, Bamya Suyu, Kerhiz Suyu, Cavsak Suyu, Germuş Suyu, Çamurlu Suyu, Bel İh Suyu, Karaköprü Suyu, Tülmen Suyu, Cülmen Suyu, Kırkpınar gibi. Şimdi birçoğu kurumuş veya çekilmiştir.

Kemalpaşa

Kemalpaşa, İzmir’in doğusunda yer alan bir ilçe. Kuzeyinde Manisa, güneyinde Torbalı ve Bayındır, doğusunda Turgutlu, batısında Bornova ve Buca ilçeleri bulunmaktadır. Kirazıyla meşhur bu ilçenin eski adı Nif’tir (Nymphaion). 9 Eylül 1922 akşamı Mustafa Kemal Paşa’nın bu bölgede konaklamasından dolayı ismi sonradan değiştirilerek Kemalpaşa olmuştur. İlçe 655 km² yüzölçümü ve 48 mahallesi ile İzmir’in en büyük ilçeleri arasında yer alır.
[Best_Wordpress_Gallery id=”1″ gal_title=”Kemalpaşa”]

Hartaviler

Hartaviler Güneydoğunun bilinen bir ailesidir. Tarihsel süreç içerisinde değişik fonksiyonlar ifa eden bu aile üzerine ne yazıkki bu güne kadar bir çalışma yapılmış değildir. Gerek Osmanlı- İran savaşında sünni bir uç-beylik olarak üstlendikleri görev; gerek kuva-i milliyedeki etkin faaliyetleri, gerekse modern Türkiye’de siyasi katılımlarıyla Hartavi ailesi gayet politik bir aile olarak önümüze çıkıyor. Politik yapısı; sosyo-kültürel ve iktisadi yapısına sirayet etmiş ve sosyal bilimler açısından geniş ve derin bir hazine ortaya çıkmıştır. Türkiye’de daha doğrusu İslam alemindeki sosyal araştırmaların yetersizliği ve bu yetersizliğin kendisini Doğu’da bazı sebepler dolayısıyla daha fazla etkili kılması Hartaviler üzerinde bilimsel bir çalışmayı engellemiştir.